Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat
Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat!

Normalde yazı yazmaya hiç vaktim yok, oldukça yoğun bir dönemdeyim ve kitabımı Mart’a yetiştirmem lazım. Ancak ben Zinde Türkiye’ye biraz ara vereyim, yazı yazmayayım dedikçe bazen acilen yazı yazmak zorunda olduğumu hissediyorum.

Bu kitap hazırlığı döneminde, görüşmeleri azaltmaya çalışsam da tümünden kaçınmam mümkün olmuyor, bu sebeple ister istemez bazı okurlarımızla detaylı görüşmelerim oluyor. Bu okurlarımızın çoğu bilinçli, okumayı seven, araştırmacı insanlar ve bugünlerde bana,spor yaptığı hâlde, Karatay ya da Paleo diyeti uyguladığı hâlde sonuç alamayanbirçok başvuru geldi. Bu şikâyetlerin ortak noktası hayatlarından karbonhidratı neredeyse tamamen çıkartan insanlardan gelmiş olmalarıydı. Karbonhidrat almamaları açıkça performans kaybına sebep oluyordu. Hemen belirtmeliyim ki, çevrimiçi (online) danışmanlık hizmeti alan kadın öğrencilerimden ikisi Taş Devri Diyeti yapıyordu ve ilk işim onlara bu diyete son verdirmek oldu (bazı prensiplerini uygulamaya devam ettiğimiz de oldu). Sanıyorum, Taş Devri Diyeti’ni onbinlerce insana okutan derginin yönetmeni ve bir fitness yazarı olarak artık şahsen açıklama yapmam gerekiyor.

Paleo Diyeti’nin önemi

Karatay Diyeti’ni detaylı incelemedim, zaten yazının ilerleyen kısımlarında Karatay Diyeti’nin ana prensiplerinden sakıncalı bulduklarıma değineceğim. Ana prensiplerinden bazılarını sakıncalı bulduğum için detaylarını incelemedim. Taş Devri (Paleo) Diyeti ise detaylarını incelediğim bir diyet. Karatay’ın diyeti ise zaten oldukça Paleo Diyeti etkisi barındırıyormuş ve denebilir ki o da bir çeşit Paleo diyeti.

Bu diyetlerin özellikle halk sağlığı açısından belli başlı birkaç önemi vardı ve bu sebeple değerli hocamız Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın Taş Devri Diyeti yazısını“gerçekten sağlıklı, gerçekten etkili”diyerek heyecanla yayımlamıştım. Bu diyetin bana göre başlıca önemi şunlardı:

· Hazır gıdaların birçoğunda bulunan katkı maddelerinin çok önemli risklerine dikkat çekmesi.

· Rafine gıdaların ve özellikle rafine karbonhidratların ve bunların bilinçsizce, ölçüsüzce tüketilmesinin zararlarını anlatması.

· Oldukça yaygın olan aşırı karbonhidrat tüketiminin bilhassa sedanterler için ne kadar sakıncalı ve tehlikeli olduğunu göstermesi.

· Proteinlerin sağlığı korumak ve geliştirmekteki önemini belirtmesi.

· Yaşamsal öneme sahip doymuş ve doymamış doğal yağ asitlerinin önemine dikkat çekmesi ve özellikle zayıflamak isteyenler bunları kesince neler olduğu hakkında uyarması.

· Yeşil yapraklı sebzelerin ne kadar doğru bir tercih olduğunu söylemesi.

Sonuç olarak, ülkemizde Ahmet Aydın önderliğinde tanınan Paleo tipi beslenme o dönemde çok önemliydi, bugün de öyle ve yarın da öyle olacak. Eğer hâlâ okumadıysanız kitabını almadan önce şu yazımızdan göz atabilirsiniz: Taş Devri Diyeti

Paleo Diyeti sporculara uygun mu?

karatay-diyeti-spor

Bir hekim ve çocuk sağlığı ve beslenme anabilim dalı başkanı olan Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın da farkında olduğu gibi, Taş Devri Diyeti sporcular ve düzenli spor yapanlar için performans odaklı düşünüldüğünde ideal olabilecek bir diyet değildi. Bunun için kendisi sporcular için dile getirdiği önerilerde karbonhidrat tüketiminin tamamen kesilmesini asla önermedi (bununla birlikte düşük karbonhidratlı sporcu diyetinin yüksek karbonhidratlıya oranla daha iyi olduğunu savundu).

Yurtdışında da Paleo Diyet’i savunan hekimler ve spor bilimi dünyasından bazı isimler de bu diyetin spora uygun olmadığını, düzenli spor yapanların karbonhidrat ekleyerek bu diyeti düzeltmeleri gerektiğini yazılarında, kitaplarında ve konuşmalarında defalarca beyan ettiler. Tek farkı, klasik sporcu beslenmesinde oldukça fazla yer bulan basit karbonhidratların oldukça azaltılması, ayrıca klasik sporcu beslenmesinde çok dikkat edilmeyen rafine gıdalardan gelen karbonhidratlara yer verilmemesiydi. Tatlı patates, pirinç, tam buğday, yulaf gibi karbonhidrat kaynaklarını ön plana çıkarttılar. Bizde ise sporculara özel hazırlanmış Paleo tipi detaylı bir beslenme rehberi ise bildiğim kadarıyla henüz yayımlanmadı.

Karatay ve Taş Devri Diyeti’ni temsil edenler hakkında

Taş Devri Diyeti’nin bizim için temsilcisi Prof. Dr. Ahmet Aydın’dır, Karatay Diyeti ise adı üstünde, Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay tarafından temsil edilmektedir. Sayın Karatay ve Sayın Aydın bildiğim kadarıyla arkadaştırlar ve ayrıca kitapları dahi aynı yayınevinden (Hayy Kitap) çıkmıştır.

Ahmet Aydın, bizim için oldukça önemli bir isimdi, birçok riski göğüsleyen ve yol açan bir isim oldu. Ahmet Aydın yazılarında kavgacı, suçlayıcı, aşağılayıcı bir dilden uzak durmasına rağmen birçok gıda üreticisi şirketin hışmına uğradı, şahsı itibarsızlaştırılmaya çalışıldı, bu da yetmedi ve susturmak için hakkında davalar açıldı. Ne var ki, ne bizim, yani kamunun gözü kör kulağı sağırdı, ne de hukuk sisteminin. O, yıldırılmak amacıyla kendisine açılan davalardan beraat ettiği gibi, halkın gözünde de itibarını yitirmedi, aksine artırdı. Bilimin karşısında, bilim adamının düşmanı pozu takınan firmaların girişimleri çok büyük oranda sonuçsuz kaldı ve Ahmet Aydın kazandı. Elbette, bu süreçte yıprandığı da muhakkak.

Gıda firmaları, kanıta dayalı bilimsel görüş açıklayanlara karşı dava açınca yenildiğini ve yenileceğini görmüş, bilim adamlarına karşı dava açmanın işe yaramadığını öğrenmişti. Daha önemlisi ise, her söylenen bilimsel olarak ispatlanmasa bile tartışma niteliği taşıdığından, fikir ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendiriliyordu. İşte bundan sonra sahneye Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay çıktı. Sayın Karatay’ı birkaç kere izlemiştim ve üslubunu tasvip edememiştim; suçlayıcı, karşıt görüşleri aşağılayıcı diyebileceğimiz bir havası vardı. Gıda firmaları açısındansa, Ahmet Aydın’ın kendini öne sürerek pasifleştirdiği, daha uysal bir ortamda söz söylüyordu. Elbette ben“Neden sonra sahneye çıktı?”diyecek değilim, hayatı öyle müsait olmuştur, kitabını o zaman bitirmiştir, bunlar olağan şeylerdir. Ancak, fikirlerini ifade etmek açısından, bilim konuşmak açısından daha güvenli bir ortamda bulunmasına rağmen saldırgan davranmasını tasvip etmiyorum. Merak ediyorum, acaba Ahmet Aydın hoca bu yolu açmasa, güvenli hâle getirmese ve ona açılan davaların onda biri Canan Karatay’a açılsa yine bu kadar saldırgan konuşabilir miydi? (Açılmış mı bilmiyorum, söyleyin düzeltirim ama ben duymadım) Üstelik, Ahmet hocanın en sert sözleri hayati diyebileceğimiz konulardayken Canan hoca beslenme açısından çok daha önemsiz ve neredeyse tercihe bağlı hususlarda bile oldukça sert, küçük görücü bir dil kullanıyordu. Her şeyi ben biliyorum, benim dediklerimin dışındakileri kal’e almayın demek ister gibiydi. Bu bile başlı başlına bilimselliğe aykırı bir üsluptur ve bunu diyen birinin konuştuğu konularda fevkalade yeterliğini ve otoritesini ispatlaması gerekir. Canan Hoca’nın böyle bir ispatta bulunması şöyle dursun, çok kesin kurallar koyduğu konularda, sıradan sayılan bilgilere bile vakıf olmadığını görmüştüm.

Canan Karatay Hoca’nın protein tozlarına zehirli dediği bilgisini de okurlarımızdan almıştım ve o dönemde bana soruyorlardı, protein tozları gerçekten bu kadar zararlı mıdır? Ben Canan Karatay’a mukabeleten bir yazı yazmış ve sözlerinin bilimsel olarak dikkate değer olmadığı, olamayacağı ve hepsinden önce Prof. Dr. Canan Karatay’ın hangi konudan bahsettiğini bile bilmediğini ortaya koymuştum. Bu yazıma herhangi bir yanıt alamadım, yazımı merak edenler şuradan okuyabilir: Protein Tozlarına Zehirli Dediler

Bu yazdıklarımdan sonra, yanlış anlamanın önüne geçmek adına söylemeliyim ki, Canan Hoca’ya da hakkını mutlaka teslim etmek lazım, anlattığı bilimsel bilgiler sayesinde kitabını okuyan birçok insan aşırı ve zararlı karbonhidrat alışkanlığından vazgeçtiler. Onun da kitabının çok okunması bu halk için faydalı olmuştur. Kendisine teşekkür ediyorum. Ayrıca kendisine sempati de duyuyorum ama bu bilimselliğe uymayan ama bilimsel gibi sunulan sözlerini kabul etmemi gerektirmiyor. Ne benim, ne de başkasının sözlerini önce mantık, ardından da bilimsel bir süzgeçten geçirmeden benimsemeyin; şüphelenin, sorgulayın ve bunu yaparken duygularınızı bu işe karıştırmayın.

Karatay Diyeti’nin sakıncaları

karatay-diyeti-kas-yapma

Karatay Hoca, okurlarımızın sorularından anladığım kadarıyla televizyonlara ilk çıktığında karbonhidratlara karşı oldukça katı, âdeta izin vermeyen bir tutum içerisindeymiş. Sonra kamuoyunun kafası çok karışınca, başta diyetisyenler ve sonra da meslektaşları, özellikle kardiyolog hekimler çok itiraz edince tabiricaizse geri adım atmış ve lahmacuna varana kadar karbonhidratlara ölçülü izin vermiş. Sanıyorum bu değişim bazı çelişkiler yaratmış diyetin kendi içinde.

Karatay Diyeti’nin ilk dikkat çeken özelliği, “yüksek kolesterol riski” konusuna Taş Devri Diyeti’nden daha sert bir hücumda bulunmasıdır. Kolesterol çok tartışmalı bir konu, her şeyden önce, yüksek olmayan hatta sağlık için faydalı olan seviyelerin, eskiden ilaç şirketlerinin kirli oyunlarıyla sağlıksız ve riskli gösterilmesi oyununun bozulması önemliydi. Bugün bu durum dünya çapında değişmiş, kolesterol risk seviyeleri önemli şekilde değişmiştir. Bununla birlikte, tamamen ölçüsüz ve çok yüksek kolesterolün zararsız olduğu anlamı çıkarttıracak imaların güvenilmez olduğunu düşünüyorum. Kolesterol konusu geçmişte manipüle edildi diye bu yanlış ve uç bir noktadan başka bir yanlış ve uç noktaya gelmemek lazım.

Yağların önemine ve alınması gerektiğine dikkat çeken Karatay Diyeti kesinlikle haklı olmakla birlikte ölçüsüz yağ tüketiminin sebep olduğu yüksek kalori riskine karşı gerekli uyanıklığı oluşturmuyor. Fazla kaloriler karbonhidratlardan, özellikle basit karbonhidratlardan ve hele hele rafine, işlenmiş ve basit, hatta doğal olmayan karbonhidratlardan alınınca hastalık yapıcı, sağlığı ve vücut işleyişini bozucu ve çok kilo aldırıcı etkidedir, bu diyetlerin buna dikkat çekmesi çok önemlidir ancak ölçüsüz yağ alımının fazla kalori alımıyla sonuçlanması durumunda yağ yakımına, özellikle spor yapanlar açısından oldukça olumsuz bir etkisi olduğu da kesindir. Milleti Rus ağırsıklet haltercileri gibi beslemek günümüzün estetik anlayışına uymayan sonuçlar doğuracaktır. Fazla kaloriler doğal yağlardan alındığında karbonhidratlara göre sağlığa, metabolizmaya zarar vermiyor olsa bile yüksek kilo ve buna bağlı bazı sorunlara karşı kişiyi zor durumda bırakacaktır.

Karatay Diyeti’ne göre şu şartları yerine getirirseniz az miktar makarna, pide gibi yemekleri yeme hakkını elde ediyormuşsunuz: Fazla kilolarınızı verdiyseniz, hareket halindeyseniz ve her gün 5 kilometre yürüyorsanız. Ancak Karatay Diyeti fazla kilolarınızı vermek için başta işe yarayacaksa da sportif hedeflere sizi ulaştıracak bir diyet değildir.

Peki, bu diyeti yapmak isteyen sporcular ne yapacak?

Dediğim gibi, bu diyetlerin temel önemi sağlıklı beslenmeye dair önemli bilgiler içermeleridir ancak kişiye özel reçeteler içermezler ve eğer belirli bir sistem dâhilinde uygulamazsanız vücut yağlarınız azalsa da yağ oranınızı çok fazla düşüremezsiniz. Yağ yiyeyim, et yiyeyim, güzel; ama bunları istediğim kadar çok yiyeyim ve formda kalayım diye bir şey yok. Karbonhidratlı bir beslenmeye göre görece olarak daha az kilolu olsanız da bana gelen ve Paleo kitaplarını hatmetmiş katı Paleoculara bakarak söyleyebilirim ki, Paleo diyet sizi fitness hedefinize ulaştırmak için uygun değil.

Az karbonhidrat tüketmeniz, özellikle yağ yakmak hedefiniz varsa önemlidir ancak antrenman ve kas gelişimi için karbonhidrat alımının önemini yabana atmamalısınız. Bunun için özellikle antrenman öncesi ve sonrası öğünler karbonhidrat alımı için uygun zamanlar olacaktır.

Paleo diyet kitaplarını okumayanlar mutlaka okumalıdır, öğrenecekleri çok şey var ama yağ yakımı, kas yapımı gibi konularda eski, sayısız kanıta dayalı klasik sporcu beslenmesi prensiplerinden vazgeçmeleri için şu an hiçbir güçlü sebepleri yok. Karbonhidratsız paleo diyetler performansınızı düşürecek, kas gelişiminizi ve dolaylı olarak yağ yakımınızı da olumsuz etkileyecektir.

Ayrıca, yeterli miktarda yeşillik tüketmiyorsanız yağlı, etli Paleo diyetlerin ikinci en büyük riski de yetersiz lif almanız olacaktır.

Sonuçta, Paleo diyet yapmak istiyorsanız klasik sporcu prensiplerine göre ana hatları belirlenmiş, ancak Paleo diyetin öğrettiği bilgilerden de yararlanarak oluşturulmuş karma bir diyet en ideal sonuçları verebilecektir. Kendi adıma, Paleo diyet kitaplarından öğrendiğim bazı bilgileri elbette kullanıyorum ve gerektiği durumlarda önerilerime de ekliyorum. Ancak kimseye Paleo diyet vermedim, yerine göre pekmez, bal, hatta ev yapımı ağır tatlılar da içeren ve sonuç veren diyet programlarım var. Bunlardan sonuç alıyoruz, herkes alabilir. Altını tekrar çiziyorum: Klasik kurallardan şaşmayın: Toplam kalori miktarı, toplam yağ-protein-karbonhidrat oranı, toplam diyet lifi ve tek yönlü olmayan, vitamin ve mineral eksikliği yaratmayacak hedefinize uygun beslenme programları.

Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

Related news

  • Uçuş korkusunu yenmenin yolları
  • Kıvırcık Saçları Fön Makinası Kullanmadan Şekillendirin
  • Burçlara göre diyet programı ile Etiketlenen Konular
  • Stresten Fazla Yemek Yemeğe Dur Demelisiniz
  • Dişhekimliğinde Lazer Kullanımı ve Dişeti Hastalıkları

  • Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat

    Spor Yapanlar, Karatay ve Taş Devri (Paleo) Diyetine Dikkat