26 Ocak 2019 Çarşamba 2019

26 Ocak 2019 Çarşamba 2019 26 Ocak 2019 Çarşamba

26 Ocak 2019 Çarşamba

Kendince Su Muhallebisi



Çocukken su muhallebisini sevmezdim. Dışına değdiği kadarıyla pekmezin tadını alabilirdim, içi sütsüz, şekersiz. Doğal olarak lezzetsiz gelirdi bana.
Sonra, yapan elleri kaybedince, özlemeye başladım. Ara ara kendim için yaptım, mutlulukla yedim.
Yiyecekler sadece ağıza verdikleri tatlarıyla sevilmiyormuş. Onu yerken gidilen o dünya, capcanlı hayaller, hissedilen sevgiler veriyormuş asıl tadı.
Kanıtlarından biri de benim için su muhallebisi. Şimdi bana lezzetsiz gelmiyor, içinde çocukluğumun mutluluğunu barındırdığının farkındayım.
Sevgili SusamÇörekotunda gördüm su muhallebisini. Benim bildiğimden çok farklıydı. Yöresel fark mı acaba dedim. Biraz aradım. Mis Kokulu Lezzetler Mine de annem gibi yapmamıştı ve iki tarifin de beğenilmemesi mümkün değildi. Araştırmaya devam ettim. Birbirinden farklı da olsa her tarif mutlaka süt, şeker, gülsuyu içeriyordu.
Demek ki ninemin, annemin yaptıkları su muhallebisi değilmiş veya kendince su muhallebisiymiş diyelim.
Bilmiyorum savaş ve yoksunluk yıllarının değiştirdiği bir tatlı mıydı ?
Şeker yok,
üzüm bol oysa ki, yerine pekmez o zaman,
süt az,
tatlıya harcamayalım, peynir lazım yoğurt lazım, yağ lazım  mı denmiş de bu tatlı ortaya çıkmıştı acaba? 
Üstelik badem, ceviz gibi bahçede bulunabilen kuruyemişler de eklenmezdi üstüne nedense.
Ninem için yemeklerin güzel olması için tek koşul vardı örneğin. "Kellem kadar yağ kat da ne katarsan kat"
40-45 kiloluk bir kadındı böyle konuşan. Savaşların ve kıtlık yıllarının belleğine kazıdığı bir şey miydi bu acaba?
Şeker de süt de bulunmasına rağmen bu tatlı bizim evimizde yaşamayı sürdürdü. Ben her zaman sütlü, pirinç unlu muhallebiyi tercih ederdim ya da en azından portakallı paluzeyi. Ama babamın bu tatlıyı ne büyük zevkle yediğini hatırlıyorum.
Galiba artık terk edilmiş bir lezzet. "Bilemiyorum"larımı, "soru işaretleri"mi bir kenara bırakayım da, nesli tükenmeden yazılı kayda geçireyim. Belki bir gün seveni çıkar.
Malzemeler basit
1 çay bardağı buğday nişastası(Annem nişastayla yapardı, ninemin yokluk zamalarında nişasta kolay bulunuyor muydu merak ediyorum)
3 su bardağı su
1 çay bardağı pekmez
Yapılışı da çok basit.
Nişasta tencereye konur. Üzerine su ilave edilir. Orta ateşte koyulaşana kadar karıştırılarak pişirilir. Kaynamaya başladıktan sonra 2-3 dakika kadar daha karıştırılarak katıca bir kıvam elde edilir.
Pelte yayıldığında iki santimden fazla yükseklite olmayacağı şekilde bir kap seçilir. Sudan geçirilip, suyu süzülür. Pişen pelte içine dökülür. 

Oda sıcaklığına gelene kadar beklenir, soğuyup katılaşmasını tamamladıktan sonra dilimlere kesilir. Üzerine pekmez gezdirilip kaşık kaşık afiyetle yenir.
26 Ocak 2019 Çarşamba 2019

26 Ocak 2019 Çarşamba 2019

Related news

  • Havuçlu Kek Tarifi
  • Enerji eksikliği çekenler için 5 önemli besin
  • İnsan duyuları organları ve işlevleri
  • En tatlı bebek kapak fotoğrafları
  • Androidde uygulamaları yükleyin. Anahtar noktalar

  • 26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba


    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba

    26 Ocak 2019 Çarşamba